Cuma

*eksik



nasıl biliyor musun?
tavuksuz nohutlu pilav gibi
kimine göre keksiz kimine göre sigarasız kahve gibi
deniz kum günes üçlüsünden biri gittiginde tatilinin bok olması gibi
0.7 ucun varken 0.5 kalemle sınava gelmen gibi
arkasında silgisi olmayan kalemle silgisiz sınava girmek gibi
birini özlemissin gibi ama o biri kim bilmiyorsun gibi
paran yokken gördügün her boku istemen gibi
aklındaki resmi beceriksizsen cizememen gibi
gecenin bi köründe aklına gelen ismi bir türlü hatırlayamaman gibi
gondoldan korkup gondola binme gafletine her seferinde düsmen gibi
uyumaya calısmak için koyun sayarken ilkokul hocanın adını hatırlamaya calısırken nerden geldim lan buraya diye düsünmek gibi
anlatmaya calısırken iyice batırmak gibi
öyle bir his yaratıyor iste.bir sey eksik bence.bulmalıyım*
yok koyun sayarak gelmedim bu konuya eminim aslına bakarsan pek de emin degilim.
uyuyayım ben o zaman.

tepemden aşağı inen toz bulutları ya yağmurdan ya kirli kent yığınından



bazı şarkıların hava almaya ihtiyacı vardır demişti filmde.sanırım benimde bazı şarkılarla hava almaya ihtiyacım var bu yüzden buaralar kulaklıklarım ve ben yollardayız.güzel ama buruk gibi.sanki anlamlandıramadığım şeyler oluyor etrafımda.biraz ondan biraz bundan diyerek biri büyü yapmış olabilir hayatıma. planlar yapıyor ve sonra atıyorum düşünce yığınımın ortasına.


aslına bakarsan tek bir düşünce var şuan aklımda;
-şimdilik-tek isteğim güzel bir şarkı eşliğinde bilmediğim bir yerde tanımadığım insanların arasında huzurla dans etmek...
beni takip edin adımlarımdan.
*kaybolursam sarkı söyleyin;)

Pazar

ne*

buraya yazdıklarımı iyi okuyun ileride kendimi akıl hastanesinde bulmaktan endise ediyorum bunları okumam zindan adamdan kurtulmayı saglayacaktır diye not alıyorum.1 haftadır farkettim ki insanları pek sevmiyorum ve zamanla hiç sevmeyecegim.
he evet belki basıma saksı falan düsmedi ama 2-3 senenin içinde sürekli bölük pörcük düsüncelerimin bir anda bütüne dönüsmesi buna etken olabilir.bazılarınız buna büyüdün gecer gecer diyebilir.
içimdeki nefreti sevdigim biseylerle kusmak adına bir kilo dondurma yemis olmam bu saatten sonra garip gelmemeli.sanırım yapmak istediklerimi yaptıgımı sanırken baska birsey istedim.ama bok yoluna girmis bulunmaktayım ve insanları hayal kırıklıgına ugratmak tarzım degil.bu isten sıyrılacagım eminim ama ben yasanması gerekiyorsa en acılı günlerin bile oturup yasanması ve yapıcı biseye dönüsmesi taraftarıyım.yani yeni dogan hiç tanısmadıgın bir bebege sevindigin gibi yasanmıslıklar tasıyan ölüyede sevinen bi insanım ve sanırım sacmalamak bana iyi geliyor.
anlayamadıgım seyler var simdi de.insanlar kitap okumayı bırakalı cok oldu onu anladık ama alısveris merkezinde saatlerce tepismekte demode olmadı mı artık.sohbet etmeyi unutan insan benim için anlamsızdır.sacmalamak bile düsünmemi gerektiriyor benim ama sen iki kelimeyi bir araya getiremiyorsun. bazılarınız ergenlik dönemimi tamamlamadıgımı düsünmekte olabilir suan.
neyseki hala insanlara karsı nefrette olsa duygu beslemekteyim.asksa onun agzına sıcayım cok net.

Çarşamba

düşüncelerim beynimde artistik patinaj yapıyor


günesli zamanlara bayılıyorum tabi ki bununda tek kosulu yazlıktaysam.istanbulda sonbahar hala güzel olabilir teoman ama yaz cekilmiyor.delicesine yagmur yagması melismerve voodoosu olabilir ama haklı nedenlerimiz var bizden nefret etmemelisiniz.depresif bi yazı yazmıyorum suan farketmissinizdir.neseliyim cünkü dondurma beni neseli kılıyor.fazla nesenin zararları yaz okuluna gitmemle noktalanıyor olabilir.cünkü ben istedim gitmeyi.katlanamıyorum istanbula.zaten hiç sevmedim seni istanbul.ve lütfen artık anadolu yakasıda istanbul mu esprilerine maruz bırakmayın beni simdi.
insanın evinde olması gibisi yok evet film film film dizi kahve film dizi.bu sürec beni neselendiriyor.aksama dogru dısarı cık .gece film dizi film dizi.
birseye taktıysam sıkılana kadar yaparım bunu.sonra bi daha yapmam.tüketim insanıyım sanırım.
a clockwork orange'ı izledikten sonra lanet edip cok begenmem ama geometrik desenlerin rengarek olması psikolojimi altüst etmis olmalı .
neden bahsettigim hakkında bi fikrim yok suan ama rahatladım.gelecek planlarım arasında the big bang theorynin 3.sezonunu bitirmek,odamın dekorasyonu için planlar yapmak,görüklede eglenceli arkadas bulmaya calısmak var.
herneyse bu kadardı.

özledim sizi bugün sebep yokken*

ölesiye özledigim insanlar var hayatımda.ilk defa su blogta isyansız anlatacagım insanlar.aslında cok şanslı bir insanım.ailem akrabalar dostlarım.tamam askta sansızım ama hayat bana torpil geciyor;)
yanında oturup konusmadan da anlasacagım konusmadan bakısıp gülüsecegim dostlarımı özledim.rüyamda gördüm bi tanesini o kadar sarılmısım ki bu sabah kalktıgımda kollarım agrıyordu.
eglenceli bir yaz olacak gibi.buaralar cok mutluyum.o kadar sorun varken.
hafiflemis gibiyim.
ne diyordum
her neyse iste özledim sizi*

Cuma

şahtım şahbaz oldum

durumlar cok karısık mikee! 11 tane derse calısmam lazım para bulmam lazım intibaktan atılmamam lazım muglaya gitmem lazım tatil lazım yaz okulunu gecmem bütünlemeye bıraktıgım 2 dersi acıktan vermem lazım.benim neyime 2 üniversite o ayrı bir olay zaten.sırtımı boyama kitabı yapan dövmeciyi öldürüp kanundan kacmam lazım.para bulup düzeltirmem lazım.
he birde bitmek bilmeyen alısveris askıma dur demem lazım.ask mesk ise parcalı bulutlu.
merve bursadan son haberleri bildirdi.
he görükle bazen bok gibi .içimde kalmasın dedim.

Cumartesi

arsız gönül

ekrana bos bos bakıyorum kendime bos bos bakıyorum.maras dondurmayı kabından zorla kaşıklayıp kuplara yuvarlatıp atmaya calısıyorum sanki.öylesine basit ama sıkılıyorum ondan bile.
hakketigim bisey yok deger bilmiyorum.
ama böylesi isime geliyor bir bunu biliyorum .

Çarşamba

savasmadan nasil kaybettim*

óyle bi burukluk ki içimdeki kimseyi kandirabilecek yalanlar bulamiyorum.her zaman gercek ortadadir hep ama bilmek istemezsin ya ben bu hayatta bi bok bilmek istemiyorum herseyi kaybetmisken ózgur hissetmiyormus insan Artik biliyorum icimin fesatligindan agzimin kufurden cûrudugunu górmek istiyorum
hic bi boku hakketmeyi beceremiyorsam madem sonuna dek kaybetmek istiyorum.

Pazartesi

yamacımda bir kurt ölmüs asktan*

boguldugumu hissetmem için birinin klozetin içine kafamı sokup sifonu cekmesine gerek oldugunu sanıyordum ama yanılmısım zaten sürekli yanılıyorum değil mi?boka batarsam bogulurum sanmıstım.durdugum yerde bi kasık suda su birikintisinde falan kendimi yukarı cekmeye calısırken buluyorum.cok garip.her sene yazlıklarda sürten ben yüzmeyi de unutmusum.aslına bakarsan cok seyi unuttum bu hayatta.hepsi degerliydi .artık bi önemi yok kimse benden deger beklememisti.insan insanın kurdudur demislerdi ya yalan insan kendinin kurdudur iste.
bundan sonra istedigim tek sey:istedigim seyden koru beni tanrım.
sanırım yoruldum.

Cumartesi

keptın ve maceraları:denizdeyiz

geleneksel bir ido seferine daha HOSGELDİNİZ.evet biletimi aldım 15 dkka sonra feribottayım.bakalım bu sefer ne olacak diyerek heyecanla karısık sarkı dinliyorum.yine aynı calma listesini ibadetmis gibi 5 vakit tekrarlıyorum.ilerlemeye basladık her istanbula yolculugumdaki gibi yagmur yagmaya basladı.icerdeyim nihayet, en önemli olaya sıra geldi belki kaderim degisecek! nereye oturmalıyım?hemen her zamanki yönetmi kulllanarak 'ıssız bi kadınla',' arisrokrat görüntülü yasını basını almıs köse yazısı okuyan adamın' arasına kıvrıldım.ve caprazımda her zamanki gibi 'zengin' deri ceketli cekirdek aile var.sımarık cocukları her gördügünü istemekte.önümdeki kadın askı memnudaki firdevse benziyormus.yanımdaki sagır-dilsiz adam söyledi.adamın okuma yazması yokmus.yine idonun serefsizligine kapılıp kahve ictim götüme kazık girdi.kendime kızdım.elemanlar yine alık alık bakıp dedikodumu yapıyorlar.aristokrat adamlar koltuk aralarında.bakımlı kızlar cosmopolitan almıs dikkatle inceliyorlar.arada kendini bilmez insanlar tur atıyor.iceriye garip iki tip geldi.kızılderilimsi rockn rollcular.anlat desen dilim tutulur.55 yasında olmalılar.biri johnny deep'e benziyor.hosuma gitti cok cool .yanımdaki sagır-dilsiz adam karsımdaki kadından-firdevs- cok hoslandı sürekli tvyi isaret edip ona benziyor diyor.arkamdaki dedenin bi elinde tespih bi elinde misvak var.ayaga kalktı?zengin adamın cocugu öksürüyor diye dua okumaya basladı sana sifa vericem diyor.bebe korktu tabi ama ailesi kibar davrandı adama.adam sanırım akıl hastası cünkü birden ayaga kalkıp köpek gibi havlıyor birden baba baba diye bagrıyor sürekli cocugu cekistiriyor.penguen okuyorum bende kendi kendime gülüyorum sagır dilsiz adam dürtükleyip gülme yazık adam delirmis dedi.yani ben öyle cevirdim hareketlerinden.arada bakıp asık adama ve cakma firdevse bakıyorum hakikatten benziyor.cilveli kadın adamla konusurken ben aclıkla savasıyorum.sanırım acken kahve içmemeliyim.5 dkka kalmıs dedim ve iyi yolculuklar diledim isemeye gittim.kücük berke kızlar tuvaletinde annesi tarafından isetilmeye calısırken yakalandı.işim bitti merdivenlere dogru yürürken bizim firdevsin yanında rockn rollcu moruklardan bulutsuzluk özlemi etkisi yaratan kır saclı oturuyordu.izmirin neresinde oturuyorsun diye sordu firdevse.bakıp gülümsedim ve aristokrat uzun yesil montlu amcayla asagıya indim.yagmurda deli gibi ıslanarak ısıkların oraya kosturdum her zamanki gibi yayalar için kırmızı yanarken kosan insanlar vardı.içimden küfrettim .simdi evdeyim.ve cay içiyorum.evi özlemisim.sifremi her zaman hatırlayan pcyide.